Bir spor dalını icra eden sporcunun müsabaka çerçevesinde tipik yaralama hareketini gerçekleştirmesine karşın, ilgili fiilden dolayı cezai sorumluluğuna başvurulmamaktadır. Fiilin hukuka aykırı addedilmemesinin temel sebebinin hukuka uygunluk sebeplerinden “ilgilinin rızası” olduğu açıktır. Bununla birlikte, spor müsabakalarında “rıza” kavramına atfedilen anlamı tekrar ziyaret etmemiz gerekmektedir...

Yazının devamı için tıklayınız...

Ticari amaç ve mesleki amaç kavramları 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un bir olaya uygulanabilmesinde belirleyici faktörlerdir. Zira TKHK m. 3 hükmünde, uygulama alanını doğrudan etkileyen tanımlarda bu iki kavrama birden çok kez atıfta bulunulduğu görülmektedir..

Yazının devamı için tıklayınız...

İmalatçının sorumluluğu veya ürün sorumluluğu (Product liability) ile ilgili uzun zamandır beklenen ve aynı zamanda Avrupa Birliği uyum sürecinin de önemli bir ayağı olan 7223 Sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu [ÜGTDK] 12 Mart 2020 Tarihli ve 31066 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı, yayım tarihinden bir yıl sonra yürürlüğe girdi. Özel Hukuk dünyasında aslında son yılların en güncel gelişmesi sayılabilecek nitelikte olan ve tahminen pandeminin yarattığı hukuki sorunlar nedeni ile gündemde yeterince yer bulamayan bu düzenlemeler önümüzdeki yıllarda ortaya çıkacak hukuki uyuşmazlıklarda oldukça önemli tartışmalar doğuracağa benzer...

Yazının devamı için tıklayınız...

 

 

Sosyal medya paylaşımlarının önemli kısmının, farkında olunmadan eser sahiplerinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nunda (FSEK) düzenlenen çeşitli haklarına dokunması muhtemeldir. Basitçe örneklemek gerekirse, instagramda paylaşılan bir hikâyede, fonda çalan müzik aslında hukuken korunan bir eser olabilir ya da bir kitabın etkilenilen bir sayfasının sosyal medya hesabına konulması telife konu bir eseri paylaşmak anlamına gelebilir...

Yazının devamı için tıklayınız...

İklimin ortalama durumunda uzun yıllar boyunca süren istatistiksel olarak anlamlı değişimler, “iklim değişikliği” olarak tanımlanmıştır. İklim değişikliğinin etkileri düşünüldüğünde, konunun artık bir “kriz” hâline geldiğini söylemek mümkündür. Zira bu etkiler arasında kuraklık, biyolojik çeşitliliğin yok olması, kutuplarda buzulların erimesi, deniz seviyelerinin yükselmesi, göç, okyanusların asitlenmesi ve sera gazı emisyonlarının yükselmesi sonucu dünyamızın gereğinden fazla ısınması bulunmaktadır...

Yazının devamı için tıklayınız...

Yeryüzünde, zeytin ağacı kadar efsanelere konu olan başkaca ağaç yok denilse yeridir. Zira, insanlardan peygamberlere, papazlara, Yunan tanrılarından, firavunları konu alan pek çok hikayenin ve efsanenin ana mevzusudur zeytin ağacı. Bu efsanelerin hemen hepsi; zeytin ağacının ömrü, değeri, asaleti, insanlığa yararı ve kutsallığı ile ilgilidir...

Yazının devamı için tıklayınız...

Çalışma yaşamının dijital dönüşümü doğrultusunda, Avrupa Birliği Parlamentosunun İstihdam ve Sosyal İşler Komisyonu, hazırladığı bir rapor ile Birlik Komisyonunu işçinin ulaşılabilir olmama hakkının güvence altına alınması konusunda asgari gereklilikleri belirleyen bir AB yönergesi önerisi sunmaya davet etti...

Yazının devamı için tıklayınız...

Dijital varlıkların önemi arttıkça, bu varlıların öncelikle sağlararası işlemlere konu olması ile birçok hukuki soru ve sorun ortaya çıkmış, son zamanlarda ise bu varlıkların ölüme bağlı tasarrufların konusu olup olamayacağı, mirasçılara intikalinin mümkün olup olmadığı uyuşmazlıklara konu olmaya başlamıştır. 

Dijital dünyanın sürekli gelişimine bağlı olarak, dijital varlıkların nelerden oluştuğunu net olarak belirlemek mümkün değildir dolayısıyla  “dijital miras” kavramının yaygın kabul gören bir tanımı da bulunmaktadır.  

Yazının devamı için tıklayınız...

Karşılaştırmalı hukukta yapısal eşitsizlik kavramına dair en bilinen örneklerden biri Alman Anayasa Mahkemesi’nin verdiği Bürgschaft kararıdır. Karara konu olayda kefalet sözleşmesinde herhangi bir kişisel menfaati olmadan ekonomik gücünü aşan bir yükümlülüğün varlığı tespit edilmiştir. Mahkeme, tarafların pazarlık güçleri açısından yapısal bir eşitsizlik olduğuna ve zayıf tarafın korunması amacıyla sözleşmeye müdahale yetkisinin varlığına dikkat çekmiştir.

Yazının devamı için tıklayınız...

Bilindiği üzere 21. yüzyılda teknolojinin akıl almaz bir hızla gelişmesi birçok farklı bilimsel disiplin ve toplumsal olgunun ortaya çıkmasına sebep oldu. Akıllı telefonların ve sosyal medya platformlarının yaygınlaşmasıyla bilgiye erişimde de görsellik ve grafik tasarım ön plana çıktı. Hayatımızda her zaman var olan tasarımın içinde de “insan odaklı tasarım/kullanıcı deneyimi tasarımı” gibi yeni yaklaşımlar takip edilmeye başlandı...

Yazının devamı için...

İletişim:

Ar. Gör. Tuğçe Bilgetekin (tugce.bilgetekin@khas.edu.tr)
Ar. Gör. Ahmet Abut (ahmet.abut@khas.edu.tr)